Durumsal Depresyon
Durumsal depresyon, belirli şartlar altında ve kısa süreli olarak oluşum göstermektedir. Uyum bozukluğu olarak da adlandırılmakta ...
Şizofreni; kişinin düşüncesini, hareketlerini, gerçeği algılamasını çarpıtan ve kişinin ilişkilerini bozan, beyin hastalığıdır. Hastaların çoğunlukla toplumda, işte, okulda ve ilişkilerde problem yaşarlar. Hayat boyu süren bir hastalıktır, doğru tedaviyle kontrol altına alınabilir.
Şizofreni hastalarında beceri ve kişilik değişliklerini içeren birçok semptom vardır ve değişik zamanlarda farklı davranışlar sergileyebilirler. Hastalık kendini ilk kez gösterdiğinde semptomlar genellikle ani ve şiddetlidir. En yaygın şizofreni belirtileri üç grupta toplanabilir:
Burada “pozitif” iyi anlamında kullanılmaz. Sadece şizofreni rahatsızlığı olmayan insanlarda görülmeyen belirgin belirtiler anlamında kullanılır. Bu belirtilere bazen psikotik semptomlar da denir, bunlar;
Gerçeğe dayanmayan, gerçeğe dayalı bilgilerle izah edilse bile kişinin vazgeçmeyi kabul etmediği garip inançlardır.
Örneğin kişi başkalarının düşüncelerini duyabildiğini, kendisinin Tanrı veya şeytan olduğunu veya başkalarının kafasına düşünceler yerleştirdiğine inanabilir.
Gerçekte olmayan şeyleri görmek, sesler duymak, garip kokular duymak, ağızda “tuhaf” tat hissi ve bedenine dokunan olmasa da temas hissi gibi gerçek dışı şeyler algılanır. Şizofreni hastalarında en yaygın olanı sesler duymaktır. Sesler kişinin davranışları hakkında yorumlar yapabilir, kişiyi taciz edebilir veya emirler verebilir.
Bu semptomlar kişinin net olarak düşünme ve doğru reaksiyon verme becerisinin olmamasını kapsar.
Dezorganize semptomlara örnek olarak:
Negatif kelimesi şizofreni hastalarındaki belirli normal davranışların eksikliğini yansıtır. Negatif semptomlar: Duygu ve duygu ifadesi eksikliği veya duruma uymayan duygular, düşünceler ve ruh halidir.
Negatif semptomlara örnek olarak:

Şizofreni yalnızca hastaları değil yakınlarını ve toplumu da etkiler. Şizofreni, toplumun büyük kesimi tarafından korku verici, “delilik” le eş anlamlı bir hastalık olarak algılanmaktadır. Toplum tarafından etiketlenen şizofreni hastası ve ailesi bu hastalıkla baş etmenin yanı sıra bu etiketle ve sonuçları ile uğraşmak zorundadır. Toplumun bilgi eksikliği, sosyal medya, televizyon, gazetelerde bu tanısı olan bireylere yönelik olumsuz haberler toplumun bu tanısı olan bireylere karşı olumsuz tutumlarını destekler. Kitaplar, filmler ve Medya çoğunlukla şizofreni hastalarını tehlikeli ve vahşi gösterir. Oysa bu her zaman geçerli değildir. Bu konuda medya mensuplarına, siyasetçilere, toplum önünde hatırı sayılır kişilere öncelikle olmak üzere toplumun her ferdine sorumluluklar düşmektedir. Bu tür önyargılı tutum, davranışlara damgalama (stigma) denilmektedir. Stigmayı azaltan önemli bir yaklaşım doğru bilgiye sahip olmaktır. Şizofreniye dair bazı doğru bilinen yanlışlar şunlardır;
| Yanlış Bilinen | Doğru Bilgi |
|---|---|
| Şizofreni hastalarının hastaneye yatırılması gerekir. | Akut dönem dışında birçok hasta ayaktan tedavi edilebilir. |
| Şizofreni tamamen kalıtsal bir hastalıktır. | Genetik yatkınlık etkili olabilir; ancak şizofreni yalnızca kalıtımla açıklanamaz. |
| Şizofreni hastaları saldırgan ve tehlikelidir. | Çoğunlukla saldırgan değildirler; tam tersine damgalama ve dışlanma nedeniyle zarar görebilirler. |
| Şizofreni hastalarının zekâ seviyeleri düşüktür. | Zekâ düzeyi hastalığın belirleyici bir özelliği değildir; toplumdaki dağılıma benzer şekilde değişebilir. |
| Şizofreni aniden başlar. | Genellikle yavaş yavaş başlar ve ilk belirtiler ergenlik ya da genç erişkinlik döneminde fark edilebilir. |
| Şizofreni tedavi edilemeyen bir hastalıktır. | Uygun tedavi ve düzenli takip ile belirtiler kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi desteklenebilir. |
| Şizofreni, anne babaların yanlış davranışları ya da karakter zayıflığından kaynaklanır. | Şizofreni karmaşık bir beyin hastalığıdır; karakter zayıflığı ya da aile tutumu tek başına neden olarak görülmez. |
| Şizofreni hastalarının hepsinde aynı belirtiler görülür. | Belirtiler kişiden kişiye değişebilir; sanrı ve varsanıların yanında düşünce, duygu ve işlevsellik alanları da etkilenebilir. |
| Şizofreni hastaları hiçbir zaman çalışamaz. | Tedavi gören ve desteklenen hastalar, yetenekleri ve olanakları doğrultusunda çalışabilir ve üretken olabilir. |
Şizofreni hastaları kendilerine zarar verebilirler. Şizofreni hastaları arasında genç yaşta ölümün birinci nedeni intihardır. Doğru tedaviyle şizofreni hastaları psikiyatri hastaneleri yerine, aileleriyle veya toplum içinde üretici bir hayat yaşayabilirler. Günümüzde, uygun tedavilerle kontrol altına alınan bir hastalıktır. Bu hastalıktaki, çağdaş tedavinin amacı, hastayı topluma dahil edebilmek, kendi başına ayakta durabilmesini ve yaşayabilmesini sağlamaktır.
Sağlık bakanlığı ağır ruhsal hastalığı olan bireylerin sağlık hizmetlerine daha rahat ulaşabilmesi, toplumla içe içe tedavi alabilmeleri, sosyalleşebilmeleri için 2011 yılından itibaren Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin (TRSM) kurulması için eylem planı hazırladı bu tarihten sonra tüm ülkede TRSM merkezleri kuruldu. Bu merkezler ilçe, mahalle alanlarında sorumlu olarak çalışmaktadır. Her TRSM’de bir psikiyatr, sosyal hizmet uzmanı, hemşire, ergoterapist, psikologlar görev almaktadır. Bu ekipler toplum içinde şizofreni hastalarının tedavisinin sağlanması, sosyal faaliyetlerde bulunmalarını, sosyal haklarını elde etmelerini gibi görevlerle çalışmaktadır. Sizinde ikametinizden sorumlu bir TRSM bulunmaktadır. Ayrıntılı bilgiyi bu merkezlere giderek alabilirsiniz.
Toplum olarak şizofreni hastalarını görmezden gelmeyelim, hayata dahil olma çabalarına destek verelim!
www.gormezdengelmeyelim.com
http://sizofrenifederasyonu.org/
Bölgenizdeki TRSM’lerden bilgi alabilirsiniz.
Durumsal depresyon, belirli şartlar altında ve kısa süreli olarak oluşum göstermektedir. Uyum bozukluğu olarak da adlandırılmakta ...
Depresyon (majör depresif bozukluk), duygularınızı, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı olumsuz etkileyen yaygın ve ciddi bir ruhsal hastalı...
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), bireyin istemsiz ve tekrar eden takıntılı düşünceler (obsesyonlar) ile bu düşünceleri hafifletmek için yap...