Obsesif Kompulsif Bozukluk Tedavisi Nasıl Uygulanır? | Doç. Dr. Hakan Delibaş

Obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) tedavisinde ilaç tedavileri kullanılabilmektedir. Bu amaçla, antidepresan olarak bilinen serotonin geri alım inhibitörleri sıklıkla tercih edilir. Ancak OKB’de bu ilaçlar genellikle daha yüksek dozlarda ve uzun süreli olarak kullanılır. Bu süreçte en önemli nokta sabırlı olmak ve tedaviye güvenmektir.

İlaç tedavisinde çoğu zaman ilk haftalarda belirgin bir değişiklik görülmeyebilir. Bir ilacın etkili olup olmadığını anlayabilmek için, en az birkaç hafta boyunca ve genellikle en yüksek tolere edilen doza çıkılana kadar beklemek gerekir. Bu durum hasta için zorlayıcı olabilir; kişi “hiçbir değişiklik olmuyor” düşüncesiyle ilacı erken bırakmak isteyebilir. Ancak ilacı erken kesmek, aslında fayda görebileceği bir tedavi seçeneğini tamamen kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle, başlanan ilaç tedavisinde hekime güvenmek, acele etmemek ve süreci sabırla sürdürmek çok önemlidir. Bu süreçte bir mucize beklenmemelidir. Tedavide amaç, belirtilerin tamamen ortadan kalkmasından ziyade, kişinin günlük yaşamını daha rahat sürdürebilmesi ve işlevselliğinin artmasıdır. Bazen belirtilerdeki kısmi bir azalma bile tedavi açısından önemli bir başarı olarak kabul edilir.

OKB tedavisinde tek seçenek ilaçlar değildir. Bilişsel davranışçı terapi, en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Bu terapide kişinin obsesyonlarıyla olan ilişkisini değiştirmek, kompulsiyonları yapma alışkanlığı yerine farklı baş etme becerileri kazandırmak hedeflenir. Özellikle aşamalı maruziyet yöntemleriyle, kişinin korktuğu düşünce ve durumlarla kontrollü bir şekilde yüzleşmesi sağlanır. Bu yaklaşımlar, OKB tedavisinde oldukça önemli bir yer tutar.

Bazı travmatik deneyimler ya da tetikleyici yaşantılar da OKB belirtilerini artırabilir. Bu durumlarda, travma odaklı terapiler de tedavi sürecine katkı sağlayabilir. Genellikle en iyi sonuçlar, ilaç tedavisinin psikoterapi yöntemleriyle birlikte uygulanmasıyla elde edilir. Bu nedenle tedavide iyi bir iş birliği büyük önem taşır.

Aile üyeleri ve yakın çevrenin de tedavi sürecindeki rolü oldukça kritiktir. Kişi bazen kompulsiyonlarını yakınları üzerinden gerçekleştirebilir; sürekli onay aramak, tekrar tekrar soru sormak ya da endişesini azaltmak için çevresindekileri kullanmak bunlara örnektir. Bu davranışlar da aslında birer kompulsiyondur.

Bu nedenle aile ve yakınların OKB hakkında bilgilendirilmesi, kişiye nasıl yaklaşmaları ve nasıl konuşmaları gerektiğini öğrenmeleri tedavi uyumunu artırır. OKB tedavi edilebilir bir ruhsal hastalıktır ve yakın çevrenin bu sürecin bir parçası olması, hem danışan hem de ailesi için süreci daha sağlıklı ve sürdürülebilir hâle getirir.

WhatsApp Hattı +(90) (506) 292 21 41
Randevu Al Hızlı başvuru